30 Temmuz 2004 - Ali Bardakoğlu'nun Açılış Konuşması

Aliya İzetbegoviç Camii Açış Konuşması, Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU, Diyanet İşleri Başkanı, İstanbul

Tarih: 30.07.2004
ALİYA İZETBEGOVİÇ CAMİİ AÇILIŞ TÖRENİ *

Prof.Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı

Sözlerime başlarken sizlerle birlikte bu muhteşem mabedin açılışını yapmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Bu güzel ibadet mekanını açma fırsatını bahşeden Yüce Allah’a hamdüsenâ ediyorum. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’i dua ve selamlarla anıyorum. Bu kutlu mekana ismi verilen ve hayatını inandığı değerler uğruna çile çekerek tamamlayan büyük devlet adamı ve bilge şahsiyet merhum Aliya İzetbegoviç’i rahmetle anıyorum.

Bugün burada bir taraftan ünü ve sevgisi yaşadığı toprakların sınırlarını aşarak insanların gönlünde hak ettiği yeri almış olan o değerli insanı kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, diğer taraftan onun hatırasına ve onun isminin yaşamasına katkıda bulunacak ve ilahi mesajlarla çevresini aydınlatacak olan bu caminin açılışını yapmanın sevincini yaşıyoruz.

Cami inşa etmek ve inşa edilmiş camileri koruyup yaşatmak, Yüce Allah’a samimi kul olmanın bir tezahürüdür. Zira Cenabı Hak Kur’an-ı Kerimde “Allah’ın mescitlerini ancak, Allah’a ve Ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve yalnız Allah’tan korkanlar imar ederler. Onların doğru yola erişenlerden olmaları umulur” (Tevbe 9/18) buyurmaktadır.

Camiler sadece Müslümanların topluca ibadet yaptığı yerler değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve bütünleşmemizi sağlayan, kalplerimizi birleştiren, sanat ve estetik alanında ulaştığımız yüksekliği sergileyen kutlu mekanlardır. Camiyi imar ve camiye hizmet müminlerin ortak vasfıdır.

Geçmişten günümüze kadar bireysel ve toplumsal hayatımızın zenginleşip manevi derinlik kazanmasında, birlik ve beraberliğimizin perçinlenmesinde önemli görevler ifa eden camilerimizin inşası ve imarı tarihin her döneminde Müslümanların en temel hayrî faaliyetleri arasında yer almıştır. İstanbulumuzun tarihi dokusunda, mimarisinde, güzelliğinde, asude ve gönüllere huzur veren atmosferinde de ecdadın bizlere bu aşk ve şevkle inşa edip bıraktığı camiler önemli bir yer tutmaktadır.

Bugün bu mabedin açılışını yaparken duyduğumuz sevinç ve gururun bir boyutunu yukarıda arz ettiğim husus oluştururken, diğer bir boyutunu da XX. Yüzyıl İslam Dünyasının yetiştirmiş olduğu en önemli düşünür ve devlet adamlarından biri olan merhum Aliya İzetbegoviç’in isminin bu camiye verilmiş olması meydana getirmektedir.

“Bilge Kral”, “Özgürlük Meşalesi” ve “Milli Kahraman” olarak da anılan rahmetli Aliya İzetbegoviç, bütün bu isim ve vasıfların tamamını hak etmiş mümtaz bir şahsiyetti. Kendisi ve Boşnak Halkı son derece zorlu süreçlerden geçerken entelektüel birikimi, ahlaki tutumu, askeri dehası ve siyasi öngörüsü ile yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan halkının yaşama azmini kuvvetlendirmiş, istiklalini kazanmasını sağlamıştır. O, zindanlarda yatmayı da devlet umurunu üstlenen bir lider olmayı da hep bir imtihan vesilesi saymış ve bu imanla hakka yürümüştür.Yüce Allah’tan bir kez daha kendisine rahmet niyaz ediyorum.

Güzel İstanbul’un bu güzel köşesinde inşa edilen şu camiye Aliya İzetbegoviç adının verilmesi, o güzel insanın İslam’a ve Müslümanlara hizmetinin takdiri ve teşekkürü mahiyetindedir. Bununla birlikte asıl takdir ve teşekkür, ancak onun fikirlerine sahip çıkmak, elde ettiği ve inançla yoğurduğu entelektüel birikimi gelecek nesillere aktarmakla ifa edilebilecektir. Bu bakımdan inşa edilen bu caminin ve diğerlerinin birer ibadet mekanı olmalarının yanında, sosyal, kültürel ve eğitimle ilgili çok yönlü hizmet veren merkezler haline gelmesi için gayret sarf etmemiz gerekmektedir.

Bu cami hiç şüphesiz, ölçülemeyecek fedakarlıkların, yorgunlukların, umudun ve çabanın sonucunda bu hale gelmiştir. Emeği geçen bütün vatandaşlarımı kutluyorum. Sizler fedakarlık gösterip, gayret sarf ederek böyle güzel bir eser vücuda getirdiniz ve Kur’anî ifade ile, gerçek müminler olduğunuzu ispat ettiniz. Yüce Allah’tan hayırlarınızın kabulünü niyaz ediyorum.

Sözlerime son verirken Aliya İzetbegoviç Camii’nin hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum.

* 30 Temmuz 2004 tarihinde İstanbul ili Pendik ilçesinde açılışı yapılan ve Bosna - Hersek'in eski Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzetbegoviç'in isminin verildiği caminin açılış töreninde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU tarafından yapılan konuşmanın metnidir.
Kaynak

1 Ağustos 2004 - Aliya İzetbegoviç Camii İbadete Açıldı

Pendik`te yaptırılan ve Bosna Hersek`in merhum Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç`in adını taşıyan cami açıldı. Açılış töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, ``20. yüzyılın en önemli devlet adamlarından Aliya İzetbegoviç`in Balkanlar`da yaktığı meşale, inanınız ki burada yanmaya devam edecek`` dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ tarafından yaklaşık 1 trilyon liraya maledilen Pendik Aydos Evleri`ndeki caminin açılışına, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Bosna Hersek Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ceriç, Aliya İzetbegoviç`in oğlu Bakir İzetbegoviç, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya ile diğer yetkililer katıldı. Açılış töreninde, Kur`an-ı Kerim okunmasının ardından konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Büyükşehir Belediyesi`nce yaptırılan ve İzetbegoviç`in adı verilen caminin özel bir anlamı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bardakoğlu, ``20. yüzyılın en önemli devlet adamlarından Aliya İzetbegoviç`in Balkanlar`da yaktığı meşale, inanınız ki burada yanmaya devam edecek`` dedi. Göreve geldiği günden bu yana ilk kez bir cami açılışına katıldığını ifade eden Prof. Dr. Bardakoğlu, camilerin, birlik ve beraberliği gösteren, sanat ve estetiği sergileyen, kutlu ve anlamlı mekanlar olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Bardakoğlu, ``Önemli olan cami, okul, hastane gibi yerlerin aynı ahenkle çalışmasıdır. İstanbul, bunun en nadide örneğidir`` dedi. `TARİHİ BİR GÜN`` Bosna Hersek Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ceriç de bugünün, kendisi ve tüm Boşnaklar için tarihi bir gün olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ceriç, şunları kaydetti: ``Allah, Türkleri korusun. Mostar Köprüsü`nü yaparak bize köprü sevgisini bir kez daha tattıran bu milleti ihya etsin. Şunu, burada itiraf ediyorum ki eğer bir gün gelir, Balkanlar`da İzzetbegoviç`in adı ve misyonu unutulacak olursa, inanıyorum ki Türkiye`de onu iyi anlayanlar, onun ismini tekrar yaşatmaya muktedir olacaklar.`` BEKİR İZETBEGOVİÇ`TEN TEŞEKKÜR Aliya İzetbegoviç`in oğlu Bekir İzzetbegoviç de ``Balkanlar`daki ulu önderimiz, babamız İzetbegoviç`in mücadele bayrağını taşımaya devam edeceğiz`` diyerek, babasının isminin verildiği caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise Aliya İzetbegoviç`in gönüllerinde yaşadığını söyledi. Topbaş, yeni yerleşim alanlarında sosyal donatı olarak öncelikle ecdattan kalan kültürü yaşatmaya çalıştıklarını belirterek, ``Yeni yerleşim yerlerinde ecdat gibi önce sağlık kompleksi, camiler yapıp, ecdat mezarlarına sahip çıkıyor, kırmaçatılı mescitler inşa ediyor, okulların inşa edilmesine önayak oluyoruz`` diye konuştu. Konuşmaların ardından Aliya İzetbegoviç Camii ve Kütüphanesi açıldı. / İSTANBUL 01.08.2004

Kaynak

Allah onu tarih yazması için yaratmış

Saraybosna’da bayram namazını kılan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Aliya İzetbegoviç’in mirasını omuzlarında taşıdıklarını söyledi. Reis-ül Ulema Dr. Mustafa Ceriç ise “Dr. Ahmet Davutoğlu buradadır. Allah onu tarih yazması için yaratmıştır. Bu bilge insanın söylediğine inanın, kendisine güvenin” dedi.

DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, bayram namazını Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’daki tarihi Gazi Hüsrevbey Camisi’nde kıldı. Davutoğlu, bayram namazı için Bosna-Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Boşnak Üyesi Bakir İzetbegoviç’le birlikte tarihi Gazi Hüsrevbey Camisi’ne geldi. Reis-ül Ulema Dr. Mustafa Ceriç, bayram namazını kıldırdıktan sonra, okuduğu hutbede, Davutoğlu’nun gelişinden cemaati haberdar etti. Davutoğlu’nun Saraybosna’ya gelmesiyle bayramın çok özel bir gün olduğunu vurgulayan Ceriç, “Bugün mutluluk duyacağımız bir gündür. Çünkü Türk Dışişleri Bakanı aramızdadır. Bu tarihi hep hatırlayın. Saraybosna’da asırlarca beklediğimiz gün hep bugündü. Türkiye’deki tüm kardeşlerimizin bayramı şerifleri mübarek olsun” dedi.

Söylediklerine inanın

Ardından Davutoğlu ile birlikte Aliya İzetbegoviç’in mezarını ziyaret eden Dr. Mustafa Ceriç, duygu dolu anlar yaşadığını vurguladı. Davutoğlu’nun sadece dostu değil, ailesinin bir ferdi olduğunu söyleyen Dr. Ceriç, şöyle konuştu: “Rahmetli Aliya İzetbegoviç’in çağrısı üzerine Malezya’da Kuala Lumpur’da görev yaptığım üniversiteyi terk edip Bosna-Hersek İslam Birliği’nin başına geçtiğimde kendisi de orada bulunan Davutoğlu, 3 yıl boyunca benim ailemle ilgilenmişti. İzetbegoviç’in kabrini birlikte ziyaret ettik. Lütfen bu tarihi anı hatırlayınız. Dr. Ahmet Davutoğlu buradadır. Allah onu tarih yazması için yaratmıştır. Bu bilge insanın söylediğine inanın, kendisine güvenin. Kuala Lumpur’da kaldığımızda bize bugün olanların gerçekleşebileceğinden bahsetmişti. O zaman kendisine inanamamıştık, kendisinden burada özür dilerim.”

2 değil 82 milyonuz

Dr. Ceriç, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’de bir kadının dünyaya getirdiği üçüzlerine ‘Recep, Tayyip ve Erdoğan’ isimlerini verdiğini duymuştum. Bosna’da da böyle bir durum söz konusu olduğunda, aynı isimlerin verilmesini önereceğim. Türkiye’deki kardeşlerimin Boşnaklarla birlikte bugünden zevk almaları ve Boşnaklarla bugünün lütfunu paylaşmalarını arzu ediyorum. Bizler burada sadece 2 milyon nüfus olmadığımızı, Türkiye ile toplam 82 milyon olduğumuzu hissediyoruz.”

Güneşli sabaha ek bir ışık getirdi

BOSNA-Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Boşnak Üyesi Bakir İzetbegoviç, Davutoğlu’nu özellikle bayram gününde konuk ettikleri için gurur duyduğunu söyledi. “Saraybosna’nın bu güneşli sabahına, Bakan Davutoğlu Türkiye’den ek güneş, ışık getirdi” diyen İzetbegoviç, şöyle devam etti: “Özellikle Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun isimleriyle bilinen bu hükümetle gönül bağımız var. Bu hükümet, Bosna Hersek’in barışı ve daha iyi geleceği bulması için sürekli yardım ediyor.”

Bosna bizim sılamızdır

DIŞİŞLERİ Bakanı Davutoğlu, Bakir İzetbegoviç ve Dr. Ceriç’le birlikte Bosna-Hersek’in ilk devlet Başkanı Aliya İzetbegoviç’in Kovaçi Şehitliği’nde bulunan mezarına çelenk bıraktı ve dua etti. Davutoğlu sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, bayram namazında Saraybosna’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu vurguladı. Davutoğlu, “Boşnak kardeşlerimle bayramı idrak etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Allah bu bayramı Türkiye için, Türkiye’deki kardeşlerimiz, Bosna ve Balkan’daki bütün kardeşlerimiz için, İslam dünyası için hayırlara vesile kılsın” dedi. Saraybosna’yı kendi memleketi gibi gördüğünü ve bayramda burada bulunmaktan onur ve gurur duyduğunu belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Bizim geleneklerimizde, bayram sılamızda, ailemizle birlikte kutlanır. Ben de kendi evim olarak gördüğüm Saraybosna’da bayramı tüm ailemle birlikte geçiriyorum. Bosna bizim sılamız, Boşnaklar da ailemizdir. Biz buradayız, buradaydık ve ebediyen burada olacağız, çünkü burası büyük lider Aliya İzetbegoviç’in mirasıdır. Kovaçi Şehitliği’nde bugün bulunmamızı, mezarlıkta yatan ve 20 yaşında hayatını kaybeden şehitlere borçluyuz. Bunlar tabii ki Aliya İzetbegoviç’in liderliğinde gerçekleştirildi. Biz bu emanete ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız. Malezya’da (Aliya İzetbegoviç) kendisiyle karşılaştığımız zaman hep gelecek sefere ‘Saraybosna’da, Başçarşı’da kahve içeceğiz’ derdik. İşte şimdi bayram namazını da burada kıldık. Aliya’nın mirası şimdi de oğlu Bakir İzetbegoviç’in omuzlarındadır ve hepimizin omuzlarındadır. O, siyasi, entelektüel anlamda hepimizin babasıydı. Biz Bosna’yla birlikte çalışacağız ve eminim ki Bosna, Avrupa ve dünyanın yükselen yıldızlarından biri olacaktır. Reis-ül Ulema Dr. Ceriç’in dediği gibi ‘Biz Balkanlar’da 82 milyonuz.’ Türkiye’nin her köyü, caddesi, evinde eminim ki insanlar Bosna için ve bütün Müslümanlar için dua ediyordur.”

Kaynak